• 8 Temmuz 2020

Turgut Özal’ın bakanından Özbekistan’a mesaj var!

MURAT PALAVAR/ÖZBEKİSTANHABER/ÖZEL

Özbekistan günümüzde adeta Türkiye’nin Turgut Özal’lı yıllarını yaşıyor. Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev ile kabuğunu kıran ülke, uluslararası piyasalara açıldı.Yatırım imkanları çeşitlendirildi. Özel sektördeki fırsatlar hergeçen gün artıyor. Teşvikler ise olağanüstü derecede yükseltilmiş durumda. Ülkede yaşanan bu süreç bize Türkiye’nin 1980/90 yılları arasında yaşadıklarını anımsatıyor. Türkiye’nin uluslararası rekabet edebilir bir evrilmeye doğru gittiği süreci hep birlikte yaşadık. Şimdi bu dönemi Özbekistan’da görüyoruz.
Türkiye ekonomisi 1980 öncesi daha çok korumacılığa ve yerli üretimin ithal ürünlerin yerine ikamesinin sağlanmasını hedefliyordu. 1980 sonrasında ise Özallı yıllarla birlikte liberal politikalarla rekabete açık bir ekonomik yapı hedeflendi. Teşviklerle dış ticaretin artırılması, kalkınmanın sağlanması istendi. Turgut Özal hükümeti özellikle ihracatın teşvik edilmesi konusunda yoğunlaşıp bu konuda başarılı sonuçlar alırken, başta denetim sistemindeki yetersizlikler olmak üzere çeşitli nedenlerle “hayali ihracat” gibi olumsuzlar yaşadı. Türkiye’nin bir pradigma değişiminin yaşandığı bu yıllarda olumlu yönleri kadar ders alınması gereken birçok nokta oldu. Türkiye evet biranda dünyaya açıldı ama devletin kurumları, vatandaşı ve kamoyu bu süreçe tam hazır değildi. Teşviklerin önü açılmıştı ama denetim mekanizmaları hazır değildi. Köyünden gelen vatandaş biranda zenginliği gördü. İstanbul’da apartman görevlisi iken milyonlar ile oynayan bir evrime giren vatandaş profili hepimizin gözleri önünde. Hayali ihracat söylentileri ve kamoyunu yıllarca meşgül eden diğer olumsuz olaylar. Evet dünyaya açılmak ve dünya ekonomik rekabetine girmek güzel ama kontrolsüz güç asla güç olmuyor. Ülkenin kalkınması ve dünyaya açılması için bir kültür gerekli. ‘Birlikte hareket etme, birlikte başarma kültürü’. Örneğin bu kültürü nerede görüyoruz? Japonya’ya bakıyoruz. Meiji Restorasyonu’na ev sahipliği yapan ülke ‘birlikte’ bir değişimi kazandı. İkinci dünya savaşında taş taş üstünde kalmadı ama şu an dünyanın en büyük ekonomilerinden biri.
Özbekistan için ‘Birlikte başarma kültürü’ bir elzem. Yoksa ‘ülke dünyaya açılıyor’ denilerek sadece birtakım merkezler güçlenirse bu bir gelişim olmaz. Büyüme obezite olur. Sağlıklı bir gelişim düzeyi yaşanmaz. Özbekistan Devlet Başkanı Şevket Mirziyoyev’in ve ekibinin bu anlamda bu süreçten alabileceği tecrübeler var. Ülke İslam Kerimov döneminde bir ayakta kalma süreci yaşadı. SSCB’den ayrılırken çevresindeki tüm olumsuz olaylara karşı bir varoluş mücadelesi verdi. Korumacı ve daha kapalı bir yol izlendi. Yerliye dayalı ithalatın yerine yerlinin ikame edildiği bir süreç yaşandı. Denge politikası ve korumacılık Özbekistan’ın bir geçiş dönemi stratejisiydi. Ayakta kalma ve herşeye rağmen bir Afganistan olmama stratejisiydi bu. Bu süreç şimdilerde büyük bir değişim yaşıyor. Artık Özbekistan ülke dünya ekonomisinden daha fazla pay almak istiyor. Yani bir değişim ve dönüşüm var.

Özbekistanhaber olarak Özal döneminin Eski Devlet Bakanı Ahmet Karaevli’yi bulduk ve o dönemin Özbekistan’a neler anlattığını birlikte konuştuk. Türkiye’nin büyük gelişim yaşadığı yıllardaki tecrübelerini birinci ağızdan dinleme fırsatı yakaladık. Karaevli’ye göre Özbekistan’ın, Özal dönemi sürecinden alabileceği birçok ders olabilir.
Karaevli konuşmasına öncelikli olarak Özal yönetimde çok seslilik vurgusunu dile getiriyor. Karaevli’nin önümüze koyduğu örnek Adnan Kahveci olayı. Karaevli ”Kahveci herkesin aksine hep eleştirel gözle bakan bunu Özal’a çekinmeden söyleyen biriydi. Merhum Turgut Özal Kahveci’yi eşi Semra Özal’a rağmen bakan yaptı. Özal bazı toplantılarda Kahveci’yi sorarken, nerde şeytanın avukatı diye sorardı” diyor.
Karaevli’ye göre devleti yönetenler sadece kendisini tasdik eden kişiler yerine eleştirel düşünceleri dile getiren kişileri de yanında tutmalı. Bu Özal’ın gerçekleştirdiği önemli bakış açılarından biriydi.
Karaevli, Özal döneminde topluma bakış açılarının tam bir kuşatmacı ve hiçkimseyi birbirinden ayırmadan bir süreç yönettiklerini anlatıyor. Karaevli ”1980 öncesi Türkiye’de yaşanan olaylar herkesin malumu. Bir kaos ve gerginliklerle süren yıllar. Özal, ne yaptı? Öncelikle toplumu rahatlatıcı önlemler aldı. Kavgalarını gürültülerini kaldırmak için çalıştı.’Öncelikli olarak biri sağ demiş bir sol bunu birleştirmemiz lazım’ derdi. Tarlayı tabiri caizse bir sürelim.Şu hendekleri çukurları düz edelim’ diye konuşup hayata geçirmiştik”

Karaevli Türkiye’nin siyasi çalkantılı bir döneminden sonra bir barış ve halkla kucaklaşma dönemi süreci yakalandığını anlatıyor. Karaevli bu anlamda Özbekistan için de aynı durumlar olmasa da halkla beraber halka birlikte başarmak için mutlaka bir barış dönemi gerekiyor.
Karaevli, işi liyakatlı kişilere verilmesinin de önemine dikkat çekiyor. Başarıya giden yollardan birinin liyakat olduğunu belirten Karaevli,Turgut Özal ile yaşadığı bir olayı şöyle anlatıyor:”işine karışmak istemem ama sakın iş verdiğin kişileri şu partili bu partili diye ayırarak verme. Liyakatı gözet”
Karaevi o dönemde bir ekonomik devrim yaşandığını ama istenmeyen olayların da gerçekleştiğini kaydediyor. İşte Özbekistan için büyük değeri olacak Karaevli’nin bu konuda anlattıkları: “Ülkeni dünyaya açmışsın ama halkını dünyaya açmamışsan hiçbir anlamı yok.Halkın ekonomik gücü de ona hazır değildi. Kambiyo rejiminde yapılanlar, enerjide yapılan yatırımlar çok doğruydu. Özelleştirmeler de doğruydu. Ama halk hazır değildi. Gelen zam üzerine zamlar Özal’ı zambaşı yaptı”
Karaevli özellikle tekstil sektöründe o dönemde yaşanan ivmenin halkı biraz rahatlattığını anlattı. Üretimde açılan yeni imkanlar halkın evine aş girmesini sağlayarak biraz rahatlamasını gerçekleştirdi. Bu süreçte halkın rahatlaması için gerekliydi.

Evet Özal dönemi Özbekistan için bir rehber değerinde. İslam Kerimov, ülkenin ilk bağımsızlık yıllarında Türkiye için ‘Çolpan Yıldızımız’ değerlendirmesi yapıyordu. Türkiye Özal dönemi ve sonrası yakaladığı süreç Özbekistan için bulunmaz bir rehber.

mpalavar

Read Previous

CNN’den çarpıcı Özbekistan yorumu

Read Next

Kripto paradaki paradigma değişiminin nedeni tamamen duygusal

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir